Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDAN SEÇMELER

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Sayın Mustafa Cabat'ın Kompozisyon Yarışmasına İlişkin Değerlendirme Raporu

Komisyon Üyelerinden Mustafa Cabat’ın Kompozisyon Yarışmasına Gelen Yazıları Değerlendirdikten sonra Kayseri Eğitim ve Kültür Vakfına sunduğu rapor:

Necip Fazıl tefekkür dünyasına adım atmak isteyen her gencin mutlaka hesaplaşması gereken ilk isimdir. Necip Fazıl'la hesaplaşmadan ne ülkemizdeki, ne de halkı Müslüman diğer ülkelerdeki İslamî hareketleri anlamamıza imkan yoktur. Çünkü Necip Fazıl’la hesaplaşırken göreceğiz ki; hiç değilse tefekkür planında bir çok problem çözümlenmiş veya sıkıntılar tesbit edilmiştir.. 
O diyordu ki;"İslam’ı zatından feda etmeden olanca saffet ve asliyetiyle kucaklayabilecek ve nefislerinde yenileyecek nesillerin böylece köküne kibrit suyu dökülmeye başlanınca, Din ihtiyacından büsbütün kurtulamayan muvazaalı mizaçlar her tarafta işi reformculuğa dökmüş; ve olduğu gibi bir İslam yerine oldurulmak istenildiği tarzda bir İslam’a kapı açmaya bakılmıştır."
“ Olduğu gibi İslam”ı bize anlatan Üstad’ın “Çöle İnen Nur” ve “O ve Ben” adlı iki eserini gençlerimize tanıtmak amacıyla tertiplediğimiz Kompozisyon yarışmasına gelen kompozisyonları okudukça yavaş yavaş komisyonumuzda hayal kırıklıkları,inkisar belirtileri görülmeye başladı.Çünkü biz yazıları okurken kendi lise yıllarımızı hatırladık.Mesela 1970 li yıllarda,Tarih,Felsefe,Edebiyat gibi derslerde bizim nesil, az çok bir fikrî tartışmaya katılır,bir tezi savunabilir veya antitez ileri sürebilir vaziyetteydi.Bugün gençlerimiz internetten bulduğu bir yazıyı kolayca “kopyala-yapıştır” yapmakta,halen internette yayında olan, altında yazarının ve yayınlandığı derginin adı verilen bir yazıyı bu yazı benim diye kendi adını yazarak yarışmaya katılabilmekte,ya da Peygamberimizin Hayatını anlatan bir başka eserden alıntılar yaparak “Çöle İnen Nur” adlı eseri tanıtmakta veya konuyla hiç alakası olmayan bir şiiri kompozisyon yarışmasına gönderebilmektedir. 
Üstadın, Esseyyid Abdülhakim Arvasi Hazretlerinden naklederek bizlere öğrettiği; “Allah, Kur’anında bile Efendimize has ismiyle hitap etmemiştir.” Ölçüsünden sonra çocuklarımızın sınıf arkadaşına hitap eder gibi Kainatın Efendisine has ismiyle hitabı, onların ya okuduğunu anlamadıkları ya da kitabı eline hiç almadan kırıntı bilgilerle değerlendirme yaptıklarının delilidir.Üstelik yarışma konusu eserin en bariz özelliğinin Peygamber Efendimizin has ismini hoyratça kullanmamak edebine sımsıkı sahip olunmasının telkini olduğu halde, gelen yazılarda bu hususa riayetsizlik bize, yarışma konusu eseri bile gençlerimize okutmanın ne kadar zor olduğunu göstermektedir.
Olayın,Milli Eğitim Sisteminin yeniden sorgulanmasını gerektirecek kadar ciddi olduğu kanaatini taşımaktayız.Gençlerimizin “test çocuğuna” dönüştürüldüğü bir sistemde onlardan tabii olarak mükemmel değerlendirmeler beklemiyoruz ama en azından kendilerine ait düşüncelerinin bizim için intihalden çok daha kıymetli olacağının bilinmesini isterdik.
Yarışmada dereceye giren gençlerimiz; özgün düşünceleri,akıcı üslupları,işlek zekaları ve kitapları kavrayışlarıyla 200 e yakın kompozisyon arasından öne çıkmayı başarmışlar, ödülleri hak etmişlerdir.Bizim bu gençlerden beklentimiz,bundan sonra yeteneklerini köreltmeden çok iyi bir yazar olmak yönünde hedef belirleyerek sürekli ve disiplinli bir şekilde kitap okumaya devam etmeleridir. 

Mustafa Cabat-Felsefe Öğretmeni
Kayseri Eğitim ve Kültür Vakfı
Yönetim Kurulu üyesi