Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

 

 

 

        RESUL

                                         

Başı önünde bir gün,inerken dağ yolundan,

O’nu bir ses durdurdu,çekmiş gibi kolundan

 

Önü boş,arkası boş;bakındı,ne can ,ne iz;

Sükût bir taşocağı,açılmış dehliz dehliz.

 

Duyduğu ses topraktan gelmiş olmasa gerek;

Humma dolu gözleri,göklere döndü,ürkek.

 

Aman!...İşte orada,derinde mi derinde;

Vahyin ulu Meleği,bir kürsü üzerinde.

 

Bir çakış,bir parıltı,göze mil çeken ışık;

Koşarak indi dağdan,etekleri dolaşık.

 

Bir de ne görse iyi?..Her yerde aynı şekil!

Aynadan bir kürenin içindedir Cebrail!

 

Eve koştu,dişleri birbirine vurmakta;

O’nu yakan yakmıştır,şimdi savurmakta…

 

Dedi;Dökün,su dökün üstüme kırbalarla!

Ve sarın vücudumu,sımsıkı,abalarla!

 

Zangır zangır bir yatak;örtü üstüne örtü!

Al sana!..Odacıkta bir fışkırış,püskürtü!

 

Bu bir nur patlayışı,bu bir İlâhi şimşek!

Arştan süzgeç tutmuşlar,yağmur altında döşek.

 

Nedir Rabbim,bu nedir? Düşünmeden sormadan

Geldi Melek,elinde Resule mahsus ferman:

 

Ey örtüler altında titreyen Peygamber kalk!

Allah emrini bildir,senin yerde gökte halk!

 

                 Necip Fazıl KISAKÜREK              Esselâm ‘dan 25.levha

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 198

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 08/11/06 13/01/09