Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

           Asıl tehlike                                     /Mahir KAYNAK

Ülkemiz bugünlerde çok yönlü baskı ve tehditler karşısında kalıyor. Bunu büyük bir sorun olarak algılıyoruz ve çare üretmek yerine dağınık tepkiler vererek sorunu çözmeye çalışıyoruz. Bu durum devam ederse ciddi zararlara uğramamız kaçınılmaz gibi görünüyor.

 

Herhangi bir sorunu çözmenin ilk adımı olayı doğru analiz etmek ve mücadelenin konusunun ne olduğunu, mümkün olduğu kadar az hata ile, tespit etmektir. Bu konuda doğru bir yol izlediğimizi söyleyemeyiz. Bize giydirilmiş olarak sunulan sorunları olduğu gibi kabul ediyor ve gerçek hedeflerinin ne olduğunu aramıyoruz. Ne Ermeni sorunu ne de Kıbrıs ve diğerleri meselenin özü değil. Dünyada yeni dengeler kuruluyor ve ülkemiz bu konuda , kendisinin farkında olmadığı bir öneme sahip.

 

AB ile ilişkilerimizi demokratikleşmenin belirleyeceği iddiası doğru değil. Bu konuda, bizden beklenenin de ötesinde mesafe kaydetmemize ve mesela Fransızların, Ermeni iddiaları konusunda çıkarmaya çalıştığı kanuna benzer bir ayıbımız olmamasına rağmen, hala eksiklerimizden söz ediliyor. Bir toplumu kanun çıkararak değiştirmenin mümkün olmadığını, halk düzeyinde Batının gerisinde sayılmamız için bir sebep bulunmadığını, AB üyesi olduğumuz zaman diğerlerinden hiç geri kalmayacağımız bilinmesine rağmen sürekli yetersizliğimizin vurgulanması sorunu başka yerde aramamız gerektiğine işaret ediyor.

 

Bir siyasal sistemin doğruluğu ve uygunluğu, karar mekanizmasının aldığı kararların isabetiyle ve ülkesini temsil yeteneğiyle ölçülür. Demokrasiyi sadece bir şekil olarak algılamak ve bu şekle uygun olarak belirlenen yönetimlerim en doğrusu olacağının söylenmesi, bir gerçeğin ifadesinden çok, bazı güçlerin bu yolla hedeflerine daha kolay ulaşabileceklerini öngörmüş olmalarından kaynaklanmaktadır. Sivil yönetimin tek belirleyici olması ülkede sivil örgütlenmenin gelişmesinin bir sonucudur ve bu olmadan, sadece kurallar koyarak, istenen sonuca ulaşılamaz. Ekonomik kontrolü kaybeden bürokrasi zaten yönetimdeki etkinliğini kaybetmektedir ve bir süre sonra egemenlik tamamen ekonomik gücü elinde tutanların olacaktır. Asıl sorun yeni egemenlerin kimlikleri ve dünya üzerendeki bağlantılarıdır. Şu anda ülkemizde egemenliğin ele geçirilmesi mücadelesi yaşanmaktadır. Bunun sivil olması isteniyor ama hangi sivilin olacağını kimse tartışmıyor. Bizim ilgilenmediğimiz bu konu dünyanın asıl meselesi haline geliyor. Biz, yarışı kazanana ödül olarak konmuş gibiyiz ve galip gelene boyun eğmeyi kabullenmiş görünüyoruz.

 

Ülkemizin sorunu ne güçsüzlüğümüz ne de önemsizliğimizdir. Var olan hem kendi sorunlarımızı çözmeye hem de dünyadaki gelişmeler olumlu katkı sağlamamıza yeter. Ama entelektüel birikimimizin yetersizliği, aydınlarımızın modeller üzerinde tartışmak yerine, ayrıntılarla uğraşması ve başkalarının ürettiği modellerin, çoğunlukla farkına varmadan bir parçası haline gelmesi asıl tehlike. İstanbul fethedilirken meleklerin cinsiyetini tartışan Bizanslıları hatırlatıyoruz. 10.10.2006-Star Gazete

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 205

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 14/10/06 13/01/09