Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Irak’tan çekilmek

Mahir KAYNAK

 

Bazıları ABD’nin Irak’ta başarısızlığa uğradığını ve bir bataklığa saplandığını düşünse bile bunun doğru olmadığı ve başlangıçta öngördükleri Irak’ı bölme planının başarıyla uygulandığı kanaatindeyim. Siyasi yapılanmanın ırk ve mezhep farklılıkları üzerine kurulması bunun en önemli göstergesiydi. ABD işgaline karşı direniş adı verilen eylemler gerçekte bu parçalanmayı pekiştiren bir sürece dönüştü.

ABD askerlerinin Irak’ı tamamen terk etmeyip güvenli sayılan Kürt bölgesinde konuşlandırılması, şartların gerektirdiği bir eylem olmaktan çok projenin önceden planlanan bir safhası olarak görünüyor.

Direnişçi Sünniler’in sadece Şiiler’le çatışması, ABD ile işbirliği içindeki Kürtler’e karşı herhangi bir saldırıda bulunmamaları tüm gelişmelerin kontrol altında gerçekleştiği intibaını uyandırıyor.

Gelişmelerin bundan sonraki aşamaları konusunda bir senaryo oluşturmak ve bunun ülkemizi nasıl etkileyeceğini hesaplamak zorundayız. Üçe bölünen Irak’ın güneyindeki Şii bölgesinin İngiltere’nin kontrolüne bırakılacağı anlaşılıyor. Ortadaki Sünni kesim, Suriye için öngörülen rejim değişikliği gerçekleştikten ve oradaki Baas yönetimi yerine Sünni egemenliğinde bir iktidar oluştuktan sonra bu ülkeyle yakın ilişki içinde olabilir.

Irak’ta kurulan Kürt yapılanması Türkiye ile çatışma içinde olmayacaktır ve ülkemiz aleyhine sayılacak bir tavır sergilemeyecektir ama Güneydoğu Anadolu’yu da etkileyecek bir odak haline gelecektir. Burada ikili bir yapı gözlemlenebilir. Hukuki yapı ve siyasi tavır Türkiye’nin kabul edeceği biçimde olacak ama hem Kuzey Irak’ta hem güneydoğumuzda fiili bir özerklik sağlanmaya çalışılacaktır. Genelde şekil ve görüntü üzerinde yoğunlaştığımız için bu konuda dikkatli davranılacak ama fiili bir ayrışma sağlanacaktır.

İkili bir kontrol mekanizması yani ekonomik bağımlılık ve Kürt yapılanması ülkemizin siyasetini derinden etkileyecek iki faktör haline gelecektir. Karşılaşacağımız durumu yıllar önce ‘Büyüyerek küçüleceğiz’ başlıklı bir yazıda irdelemiştim.

Kürt yapılanması bölgede kullanılacak önemli bir manivela haline gelmektedir. Bu konuda hamaset ve duygusallığın yerine siyaset ve aklı koymak zorundayız. Bölgedeki oyuncular içinde kartları en güçlü olan biziz ama bunları en etkili biçimde oynayacağımız konusunda ciddi şüphelerim var. ‘Yakarız, yıkarız, yaptırmayız’ söylemlerini bir yana bırakıp her hamleye uygun bir karşılık vermek, halkı galeyana sevk etmek yerine devleti aktör konumuna getirmek zorundayız.

Aslında büyük oyunlar oynanabilir ama kitleler öylesine şartlandı ki, bir tren gibi önümüze döşenen rayların dışına çıkamıyoruz. Yıllarca konuyu kendi çizdikleri çerçeve içinde yürüten, hamaseti alabildiğine kullanan çevreler hem Kuzey Irak’ta bir yapı oluşturdular hem de güneydoğumuzda devletin etkisini sınırladılar. En büyük engelimiz bugün de onlardır.

22.10.2006

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 214

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 27/10/06 13/01/09