Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Zafer stratejisi: Artık 500 bin asker de yetmez! /İbrahim KARAGÜL

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün; "Irak bölünürse inanılmaz karanlık bir dönem başlar. Bölünme durumunda komşu ülkelerin tavrı da bugünkü gibi olmaz" şeklindeki sözleri ne yazık ki, bir korkunun ifadesinden başka bir anlam taşımıyor. Artık bu ülkeyi birleştirmek, yeni bir devlet kurmaktan çok daha zor. Ama komşularının tavrının bu kadar cesur olabileceği konusunda pek de umutlu olmamak gerekiyor. İşgalden bu yana yaşanan süreci adım adım tekrarlayalım. Kimin dediği oldu? Tabiî ki işgal edenlerin. Ve onlar bu ülkeyi parçalamayı işgalden önce planlamışlardı. Bu korkuyla yüzleşmenin zamanı geldi. Bakalım kim ne yapabilecek?

ABD seçimlerinden sonra hararetle tartışılan yeni Irak politikası için şu ana kadar geliştirilen yöntemler "yeni" bir şey içermiyor ve bölge ülkelerini ikna etmekten çok uzak. "ABD asker çekecek mi" tartışmaları sürerken bir anda dört maddelik bir plan çıktı ortaya. Ancak hiç biri çözüm önermediği gibi, kaosu daha da yaygınlaştırmaktan başka anlam taşımıyor. Zafer Stratejisi'nin maddeleri şöyle:

·  Irak'a 20 bin asker daha gönderilecek. Sorun 20 bin asker eksikliği mi? Elbette hayır? 100 bin asker daha gönderseler başaramazlar. Paul Bremer, "Irak'ı ancak 500 bin askerle kontrol ederiz" demişti. Bu aşamadan sonra, Bremer'in teklifi bile anlam taşımıyor.

·  S. Arabistan ve Kuveyt'in savaşı finanse etmesi. Zaten bu ülkeler finanse ediyordu. İran-Irak savaşını da, Birinci Körfez Savaşı'nı da onlar finanse etmişti. Ancak şimdi Suudi yönetiminin desteği, mezhep savaşını daha da kışkırtacak. Savaşı bölge ülkelerinin sırtına yükleme stratejisi bu ülkeyi bölgesel bir savaşın merkezine dönüştürecek.

·  Şii-Sünni ve Kürtler arasında yakınlaşma: Bölünme planını onlar yaptı, mezhep savaşını onlar planladı ve çıkardı. Hangi yakınlaşmadan söz ediyorlar? Her gün yüzlerce insanın kurban edildiği bir ülkedeki cinnet halini görmüyorlar mı?

·  Irak ordusunun güçlendirilmesi. Merkezi bir Irak ordusu zaten istenmiyordu ve bu olmayacak. Kurulan birilikler Kürtlerle Şiiler arasında paylaşılmış durumda. Bu etnik ve mezhebi farklılık birliğe değil iki kesimin daha da güçlenmesine yarayacak.

Acaba gerçek plan bu mu? Dışişleri eski Bakanı James Baker'ın ve yeni Savunma Bakanı Robert Gates'in de içinde olduğu Irak Gözlem Grubu şu planları yapmış olabilir mi?

·  Demokratlar ve Cumhuriyetçiler'in ortak planı gereğince; ABD yakında temel bir Irak stratejisi açıklayacak. Önümüzdeki aylarda uygulanacak bu strateji gereğince Amerikan ordusu yoğun olarak Kuzey Irak'a yerleşecek.

·  Şiiler ve Sünniler arasında ABD kara gücünün yer almayacağı çok keskin bir mezhep savaşı başlayacak.

·  Kuzey Irak'ta yoğun olarak sınır bölgelerine yerleşecek iç savaşın seyrine göre yapılacak plana göre müdahaleye hazır bekleyecek.

·  ABD sadece hava gücüyle çatışmalara müdahale edecek. Ancak yerine göre kara birlikleriyle de Sünni bölgeleri Şiilere karşı savunacak.

·  İç savaş Bush yönetiminin Irak başarısızlığını büyük oranda örtecek.

·  İran, Şii gruplar üzerinden Irak'ta olacak. Tahran savaşın içine çekilecek ve İran'a yönelik ABD stratejisi devreye girecek. ABD Sünnileri destekleyerek, İran-Irak savaşında olduğu gibi Tahran yönetimini ekonomik açıdan zayıflatacak ve rejimi yorgun düşürecek.

·  İran, ABD ile işbirliğini reddederse olacaklar bu. Ancak bir başka aşama daha var. Irak'ın parçalanmasının resmileşmesi ve Kürdistan Devleti'nin bağımsızlığının kabul ettirilmesi.

·  Kürdistan'ın bağımsızlığı karşısında Türkiye AB üyeliği ile yumuşatılacak.

·  Ve ardından Domino Etkisi devreye girecek. İran etnik olarak parçalanacak. Huzistan ve Güney Azerbaycan kopacak. Tahran işte o zaman kutsal değerler üzerinden savaşı bütün bölgeye yayacak.

Bazıları da böyle düşünüyor. Bakalım hangisi doğru çıkar. Ama kesin bir şey var: O da Ortadoğu'da haritaların böyle değiştirildiği gerçeği.

Maliki gelmese de olurdu!

Irak Başbakanı Nuri El Maliki Ankara'ya neden geldi? PKK ve Kerkük konusu dışında ortada bir gündem yok. PKK konusunda Maliki'nin yapacağı hiçbir şey yok. Bakanları bile Bağdat Havaalanı'nda aranan bir Başbakan'dan kim, ne bekleyebilir? İpler tamamen ABD'nin elinde. Kerkük konusunda ise Türkiye'nin hassasiyetleri ortada ama anayasal çerçeve ile belirlenmiş bir süreci Bağdat'ın değiştirme isteği ya da gücü yok. Soğuk bir ziyaret. Önceden planlandığı için yapılmak zorunda kalınan bir ziyaret. Hükümeti sallantıda olan bir Başbakan. ABD ile arası kötü. Irak'ın geleceği ile ilgili hiçbir konu ele alınmadı. Alınsa da bir işe yaramayacaktı. Zoraki bir görüşme işte.17.11.2006/YeniŞafak

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 228

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 22/11/06 13/01/09