Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Şimdi ne olacak?

                            /Hüsnü MAHALLİ

 

Geçen salı günü ABD'de seçim oldu. Başkan Bush'un ve Yeni Muhafazakarlar olarak bilinen bağnaz, şeriatçı ve saldırgan şahinlerin partisi Cumhuriyetçiler seçimden yenik çıktı.

 

Eski başkan Clinton'ın partisi Demokratlar, Kongre'nin her iki kanadında yani Temsilciler Meclisi'nde ve Senato'da çoğunluğu elde etti.

 

Cumhuriyetçilerin neden yenildiğini araştıranlar, bunun için dört temel nedenden söz ediyor.

 

Seks skandalları, yolsuzluklar, ekonomik zorluklar ve Irak yenilgisi.

 

Başkanlık sistemi ile yönetilen ABD'de Bush'un Irak politikasını değiştireceğini bekleyenler yanılıyor.

 

Kaldı ki Demokratların da böyle bir talebi yok.

 

ABD, kendi hedeflerini gerçekleştirmeden Irak'tan çekilmeyecek.

 

Yani ABD, İran, Lübnan,Suriye, Kürt devleti ve benzeri konularda kendi planlarının geleceğini görmeden Irak'ta yenilgiyi asla kabul etmeyecektir.

 

Ancak aynı ABD, Irak'tan çekilmek zorunda kalırsa o zaman hiç çekinmeden arkasında mutlaka bir kaos bırakacaktır.

 

Yani önce tüm bölge ülkelerine yansıyacak bir Şii-Sünni çatışmasını kışkırtacak sonra da daha tehlikeli olan Kürt konusunu ısıtıp herkesin önüne koyacak.

 

ABD gerçekten bölgede barış ve istikrar istiyorsa öncelikle Filistin sorununu çözmelidir.

 

Filistin'de her gün yaşanan katliamların BM'de kınanmasını bile engelleyen bir ABD hiçbir zaman Irak sorununu çözmeyecektir.

 

Filistin konusu ise ABD'liler için bir tabudur.

 

Tam da son seçimlerde ABD Kongresi'ne 43 Yahudi seçilmişken.

 

Bu sayı İngiltere'de 59.

 

Dünya parlamentolarında ise 246 Yahudi var.

 

Bu parlamenterler bulundukları ülkelerin politikalarını etkiledikleri sürece Filistin sorunu asla çözülmeyecektir.

 

Filistin sorunu da çözülmeden Ortadoğu dedikleri coğrafyamızda asla barış olmayacaktır.

 

Üstelik İsraillilerin %70'i de böyle bir barışı istemiyor ve Olmert hükümetinin Filistinlilere yönelik günlük katliamlarını onaylıyor.

 

Başta ABD ve İngiltere olmak üzere tüm Hıristiyan Batı'nın Filistin, Irak ve Afganistan'daki katliamlarına ses çıkarmadığı bir zamanda dün İstanbul’da toplanan Uygarlıklararası İttifak toplantısının hiçbir anlamı kalmayacaktır.

 

Çünkü aynı Batı böyle bir İttifakın test edileceği Kıbrıs'ta tek taraflı davranmakta ve hep Hıristiyan Rumları kollamaktadır.

 

Tıpkı Ermeni soykırım iddialarına sahip çıktığı gibi.

 

ABD ve AB neden dilleri, kültürleri, dinleri, gelenekleri hatta coğrafyaları ayrı iki toplum olan Türk ve Rum Kıbrıslıların bir arada ve birlikte yaşamaları için çaba harcamıyor.

 

Hep Türk tarafının ve Türkiye'nin taviz vermelerini istiyorlar.

 

İşte işin garip tarafı da bu.

 

Bir garip haber de Washington'dan geldi.

 

Irak Büyükelçiliği'nin yanı sıra Irak Kürdistan Federe Bölgesi de ABD'ye temsilci atadı.

 

Kubat Talabani.

 

Irak Devlet Başkanı Celal Talabani'nin oğlu.

 

Demek ki Kürdistan Federe Bölgesi kendi başına ayrı bir statü.

 

Bakalım Başkan Bush'un Terörle Mücadele Koordinatörü Joseph Ralston ile Kubat Talabani arasında nasıl bir ilişki ve dostluk gelişecek?

 

Tabii General Ralston bu koordinatörlük işinden vazgeçmez ya da Başkan Bush onu başka bir 'Türk dostu' ile değiştirmezse!

 

Önemli olan komisyonculuk değil koordinatörlük yapmasıdır.

 

Baksanıza işgalden bu yana Irak'ı yönetenlerin büyük bölümü hırsız çıkmış.

 

Amerikalıların yaptığı incelemelere bakılırsa Irak'ta işgalden bu yana yaklaşık 25 milyar dolar çalınmış. ABD dostu ve yardımcısı olan bu kişilerin büyük bölümü şimdi dışarıda yaşıyor.

 

Tabi milyarlarca dolarla...

 

Darısı bizdeki Amerikan yandaşlarının başına! 14.11.2006/Akşam

 

     

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 231

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 14/11/06 13/01/09