Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Ratzinger sendromu  /Abdurrahman DİLİPAK

Papa'nın Türkiye ziyareti üzerinden kılıçlar çekilmiş gözüküyor.. Gelişmelerin ne yönde olacağını zaman bize gösterecek.

  

Bir iddiaya göre; Papa, Müslümanların gönlünü alacak açıklamalarda bulunacak.

Ancak, bana kalırsa sorun çok daha karmaşık ve derin..

Üstelik sorun sadece Vatikan'dan ya da Patrikhane'den de kaynaklanmıyor.. İşin kötü yanı, öyle hemen çözümlenecekmiş gibi de gözükmüyor..

Tamam! Papa şahin.. Türkiye ziyareti öncesi yaptığı açıklama da talihsizdi.. Hatta bu açıklama, Danimarka'da başlayan karikatür krizinin ardından yaralı bilinçlere tuz bastı, bardağı taşırdı.

Papa'nın Bizans İmparatorluğu'ndan alıntıladığı sözler, Papa'nın fikri olmasa da, onun bu sözlere atıf yapması da önemli idi. Önemli idi, çünkü Papa bu alıntı ile Bizans İmparatoru'na gönderme yaparak, Ortodokslara sesleniyor, İslâm'ı tehdit olarak göstererek İsa'nın kaybolan çocuklarını koruyucu kanatlarının arkasına çağırıyordu..

Bu ziyaret, sıradan bir ziyaret değil. Sadece Petrus ve Andreas'ın buluşması değil, Patrikhane'nin statüsünü de tayin edecek bir dönüm noktası olacak bu ziyaret.

Papalık, Patrikhane ile teolojik temelde, fakat siyasi sonuçları olan bir anlaşma yapmaya hazırlanıyor.

Papa, Patriği, Doğu Roma Bizans'ın evrensel manevi lideri olarak selamlamaya hazırlanıyor.. Oysa Doğu Roma artık yok. Ankara'ya göre; Fener, Fatih Kaymakamlığı'na bağlı bir Rum Ortodoks kilisesi.. Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçişte çözümlenmemiş bir sorun bu..

Bir devlet başkanı, bir “kilise papazı” ile Türkiye'yi siyasi anlamda bağlayacak bir anlaşma yapmaya hazırlanıyor.. Ankara'nın asıl sıkıntısı bu.. Ankara, Patrikhane sorununu çözebilmek için Papa'yı kerhen davet etme kararı verdi. Ancak Papa, Ankara ziyaretinde ajandasında bulunan konuları hükümetle müzakere fırsatı bulamayacak, çünkü Başbakan yok. Seremonial bir görüşme olsa bile, bu ajanda müzakere edilemeyecek..

Papa'nın ajandasında ne olduğu kısmen belli.

Misyonerlerin çalışma izni ve İncil okulları meselesi.

Kilise Vakfiyesi,

Heybeliada Ruhban Okulu,

Kilise vergileri..

Talep edilenlerin tümü, Müslümanlar için de sorun olan konular. Aynı haklar Müslümanlara da verilecek olursa, bu laik Kemalist rejimin sonu olacak endişesi var Ankara'dakilerin. Verilmezse, AB'nin baskısı gündeme gelecek. Laik batı, teolojik bir konuda laik Türkiye'yi köşeye sıkıştıracak.

Fener sorunu, Doğu Roma sorunu ile birlikte çözülecek bir sorun. Osmanlı imparatorları aynı zamanda Doğu Roma Bizans'ın imparatoru idi. Laik Türkiye, İslâm'ı himayesine alırken, diğer dinleri dışladı. Patrikhane'nin himayesini kimin üstleneceği sorunu çıktı ortaya. Atina ve Moskova bu durumu fırsat bilerek bizim istemediğimiz (?!) bir kiliseye kucaklarını açmış durumda. Vatikan ise, bu kiliseyi himayesine almak istiyor.. Vatikan'ın bu politikası, Haçlı seferleri sonrası, Fetih öncesi yürürlükte olan himaye sisteminin bir devamı.

Göz göre göre Patrikhane'yi, daha doğrusu Doğu Roma Bizans'ı Batı Roma'nın kucağına itiyoruz. Oysa bana kalırsa, Doğu Roma'yı, tıpkı Fatih'in yaptığı gibi kıskançlıkla korumamız ve savunmamız gerekir..

Tehlikeli olan Patrikhane'yi Batı Roma'nın kucağına itmek, bize karşı onların himayesine muhtaç kılmaktır..

Papa, Türkiye ziyaretinde 7 kilise bölgesini ziyaret ederken, Yuhanna Vahyi'nde belirtildiği gibi, İsa'nın kayıp kuzularını kendi koruyucu kanatları altına çağırıyor. Bizans İmparatoru'na gönderme yaparken, Ortodoksları İslâm'a ve Müslümanlara karşı himaye mesajı veriyor.

Papa, son talihsiz açıklamasını mesela neden Vatikan'da ya da İngiltere'de yapmadı da, Almanya'da yaptı?

Papa, Katoliklerin başı olarak dün Protestanları, bugün ise Ortodoksları yanına çağırıyor ve onları İslâm'la ve Müslümanlarla korkutuyor..

Luther'e göre; Türkler şeytanın çocuklarıdır..

Patrik, 7 kiliselere sadece Meryem Ana Kilisesi'ni ziyaret etmek için gitmiyor. İsa'nın geri dönüşü ve Armegedon öncesi Hıristiyan dünyasını birliğe, birleşmeye, ortak düşmana karşı savaşmaya çağırıyor..

Bana kalırsa, çoğu kimse bu konularda bilgi sahibi olmadan kanaat sahibi oluyor.. Herkes bu ziyaret üzerinden kendi poltikasının propogandasını yapıyor ve kitleleri kışkırtıyor.

Patrikhane konusunda Müslümanların, Türkçülerin ve Ulusalcı/Kemalist laikçilerin, hatta solcuların ortak bir cephede buluşmaları da dikkat çekici..

Ratzinger sendromu, öfkeli kalabalıkların protestoları ile çözülecek bir sorun değildir..

Keşke daha fazla bilgiye sahip olsa, keşke insanlar daha açık fikirli ve daha açık yürekli olsalar.

Görelim Mevlâm neyler, neylerse güzel eyler..28.11.2006/Vakit

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 238

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 01/12/06 13/01/09