Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

        Bir Albümün Ardından/Mustafa ÖZER         

 

  KAYSERİ  SELÇUKLU VE OSMANLI MİMARİSİNDE BEZEMELER

  (Ord.Prof.Dr.A.Süheyl ÜNVER nakışhanesi yorumuyla)

(23,5x33,5) Büyük boy (x+136 sayfa)

Yayına Hazırlayanlar:Nil Sarı,Gülbün Masera,Ümit Emrah Kurt

Kayseri Kocasinan Belediyesi Kültür Yayını-No;7-Temmuz 2008

 

   Otuz dört sanatçının sergi sunuşlarının, dört öğretim görevlisinin de katılımıyla otuzsekiz nadide sanatçıya ulaştığı sonunda da  bu kıymetli albümün oluşmasını ve Kocasinan Belediyesi tarafından kamuoyuna sunulmasını sağladılar. 

   Otuz dört sanatçının İstanbul ili plaka numarasına denk düşmesi ve dört akademisyenin katılımıyla kamuoyunun önüne çıkması arasındaki otuzsekiz rakamı da Kayseri  plakasına tesadüf etmesi hoş bir rastlantı olsa gerekir.Hurufilikle bir alakamız olmamasına rağmen bu tesbiti yapmak hakşinaslık olur diye düşündüm.

   Diğer yandan sayın Bekir Yıldız’ın soyadına denk düşen albümün içerisinde yer alan Selçuklu sanatı geometrisinin birleşen (tevhid) ve ulaşan(vuslat) ışın demetlerinin az ya da çok köşeli yıldızlar oluşturmasıdır.

   Esere başlarken başlığı ile sayın Nil Sarı hanımefendi eserin oluşum tekniğini zarifçe belirtmişler.

   Kayseri ve Anadolu’nun çeşitli yörelerindeki Selçuklu tezyinatından örnekler başlıklı sayın Gülbün Mesara’nın yazısı ise, Selçuklu estet’ini özetler gibidir.Dolayısıyla albümde yer alan eserlerin dekor,konfor ve kalitesini anlatmaktadır.

   Şimdi sıra eserler üstünde biraz durmaya geldi.Bu kitap veya bir albüm olarak baskı,cilt,renk seçimleri birer harika.Belediyenin bunu yapmış olması da çok doğru ve güzel bir seçim.Ve hatta Üniversiteyle işbirliği daha da güzel bir zamanlamadır.

   Fenomenolojik olmaktan ziyade kitaba dair yazan sevgili başkanların yazılarında öne çıkan ise (tarihin önemi) olmaktadır.Bu arada vesilesi gelmişken,Kayseri’deki anıt olan eserlerin  yaşayanlarca seyredilip görülmesi anlaşılması için bilenlerin veya görüp geçenlerin hayatına ve en azından anılarına incecik ve biricik olarak saklanması gerekir.Bunun için ise zorunlu veya tesadüf otururken ,seyrederken çay içer gibi iç içe kalınacak mekanların neredeyse yokluğu dikkat çekmektedir.Döner Kümbet’e özel olarak gidilmeden yaklaşmak mümkün mü? Hacı Kılıç’ın taçkapısını nasıl seyredeceksiniz.Hızlı seyreden trafiği ya da ağaçlar ardına saklanmış kümbetleri ,girişleri nasıl anlayalım?Demek ki sevgili Başkanların şehre başka bir açıdan daha bakmaları gerekir.Yoksa “yakınmalar ve “ tarihin mezalimi” bitmeyecek gibi gelir bize.Oysa yaşayanların içiçeliğine yardım edecek olan bu eserler genelde bütün canlıları etkileyecektir.Sevgili Başkanlar eleştirimizi yaptıklarınıza teşekkür,yapacaklarınıza ve kaygularınıza kılavuz olarak görmenizi dileriz.

   100-135 sahifelerdeki yapıtlar üzerine;

   100-105 birer yeniden yorum olarak güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeden estetik süreçte kalmıştır.Ancak 106.sayfadaki minyatür oldukça anlamlı ve çağdaş insanın tarihi bir zevki günümüz eylemleriyle eklemlenmiştir.107 tam bir tablo zevkini haiz.108 ve 109 toplumun büyük kesimince bilinmeyen KUŞEVLERİ’nin minyatüre konu olması sosyal bir bilincin insan heyecanına yüklenmesi olarak görülebilir.Halılara, kilimlere ve nice estetik fenomene ışık olabilir.110 ve 111 yöresel bir  şelalenin ilhama taşınması olarak görülebilir.Daha çok renk ve figür manzaraya taşınabilir miydi diye sormadan edemiyorum.112 ve113 üncü Sermin Ciddi,   Erciyes’i iyi öğrenmiş ve   Türk’ün at tutkusuna ışık tutmuş.Ne güzel.Atların doğalı dışında renkleri olabilir miydi?Figürde absürdlük olunca renklerde neden disiplin aranır ki? Atın sorumlu ve özgürlük alanlarındaki renkleri benlerin ifadesi olmaz mı?115 inci sayfadaki Nürsel Üvendire’nin minyatür tablosu kırkkız efsanesinin profesyonelce ifadesidir.116 ve 117 türbelerin algısı hayalden  tasarruf etmiş gibi.118 ve 119 da güzel tablolar.122 deki sadelik 123 te de devam etmiş.124 üncü sayfadaki şaheser ince zevki aktarmaktadır.127 de güzel bir zevk ve sosyalite ortaya konmuş.129,132 ve 135 inci sayfalardaki minyatürler hem ince zevki hem estetik kayguyu ve aynı zamanda sanatçılarının iç duygularını yansıtmalarına fırsat vermiştir.Sanatçılarını kutlarız.

   Kitaba getirilen alıntı yasağı 100 ve 135 inci sayfalardaki eserlere getirilebilirdi.Oysa mirî malına konan yasak bu vatanın çocuklarına kadirşinaslık gibi gelmiyor bize.İki açıdan sakıncası var.Birincisi Belediyeye ait bir yayınla bu yasağın konulması.Belediyenin halka açıklık ilkesiyle apaçık çelişiyor.İkincisi ise sanatçıların vefa borcuna ters düşer.Nil Hanım bu kitap münderecatındaki tarihi figürlerin kopya ile sanata dönüştürüldüğünü iyi bilir.Bu yasağı onaylamadığımızı bir dekadanın sehven koyduğunu varsayıyoruz.Değilse bu eserlerin arkasının gelmeyeceğine inanırız.

   Kendinden önceki sanatçıların emeklerinin ve değerlerinin kaybolmaması için akademik ve bilimsel çalışmaları önemsiyoruz.  en az onun kadar geleceğe eski değerler ile klasik veya modern eserler üretmek elbette ki sanatçı sorumluluğudur.Bu eserle her iki çalışma atbaşı götürülmüş.Emeği geçen sanatçıları kutlamak kaçınılmaz bir edadır. Saygılarımla…

                                                                                                           

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 275

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 22/10/08 07/10/09