Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

ÖRÜMCEK

                           Mustafa ÖZER

 

örümcek onuru ağında pusu

dağları ağırlar gönlümün yası

musayı lanetler mısır mumyası

eğriyi sorarsan doğru gücenir

 

*****

ATEŞİN  GÖZÜDÜŞER

                                      

                                            Mustafa ÖZER

 

tarihten ibra himmetin de olsa

küllenen magribe ateşin gözü düşer

 

haline hayat verir gölgesi heykel

cahimden düşüne ateşin özü düşer

 

ey sesi yaratan Sem’îsin ki kulağın bizde

şakirin şiirine ateşin sözü düşer

 

yüreğin nefsine yüz sürüp kabaradursun

güzelliğin ikramına ateşin yüzü düşer

 

bulutlar nikab olsa gökyüzü gece

gündüzüne yarasa ateşin düzü düşer

 

yalnızlığıma koyma karayelleri kara yerde hem

hasreti bahara ateşin güzü  düşer

 

ey gökyüzünün neşesi güneş seninle doğar aleme

aydınlat ki gaflete ateşin gündüzü düşer

 

***********

 

FATİHE  SELAM

 

                                         Mustafa ÖZER

umman için erdemi

sorarlarsa arifane

“için kaç umman alır” diye

 

nefis bu nankörce kahırlanır

hakkına çalışmak varken

tembelce neşeler için

homurdanır

 

diyelim ki çürük özgürlük çekti için

hamileymişcesine

…miş gibi yapıp

kandıramazsın nefsini

 

ellerinde aslan gözünde tilki

kelimelerin kurtla oynaşmasın

eline bir gül al fatih gibi

tarih gülümsesin hiç değilse

ve

her gülün ardınca

fatihin kokusu gelsin

 

********

 

ÖMÜR Kİ ÇÖRTEN

                                               Mustafa ÖZER

 

nesneler ağır

              bulaşık

              ruhu çürüten

can tatlı

       aziz

       hafiften

içim pırıltılı

        mutlu

        nasipten

ömür ki nesnel

              can taşır

              akibet çörten

ey cennet söyle bana

akla komşu musun

yoksa düşman mı

hepten

ey ruh u mutalsam

              yer ayna gök ayna

              ufuklar ayna

 

***********

 

ZAMANDA

                                 Mustafa ÖZER

 

kendine hakim olmayanın

sözü kaybolur zamanda

kendine sahip olmayanın

özü kaybolur zamanda

kendine muhib olmayanın

yüzü kaybolur zamanda

kendine muhit olmayanın

hüznü kaybolur zamanda

kim ki kaybeder hüsnünü

sözü özü yüzü olmaz zamanda

 

********

 

 

 

KARASU

                        Mustafa ÖZER

 

gözyaşım kuruttu karasu gibi

kutsal revnakında mukaddes gülü

rüzgarda yaprağın kurusu gibi

sonbahar busesi bülbülün dili

 

*********

 

YÜZÜNDE SENİN

                                       Mustafa ÖZER

 

burcu burcu beyaz gürcü kızları

derin deniz gibi güzel gözleri

naradan acıya batan sözleri

gül dikeni gizler yüzünde senin

 

fırat gibi çağlar zaferle murat

nil ile geceye ağlayan Fırat

çok sırlar içinde gizli bu sırat

zehre bade sunar gözünde senin

 

kıskanan gözlerin bakıyor dik dik

hıncının yayını geriyor kirpik

kanını dağlayan olmaksa birlik

ölüm ömür sunar sözünde senin

 

rüzgar alıp saçlarını götürse

türk kahvesi ile cezve köpürse

alçakları pislik sayıp süpürse

ahım hayat bulur yüzünde senin

 

*************

 

İŞTE ONLAR ISSIZ KALMIŞ EVLERİ

                                                                     Mustafa ÖZER

 

şın şenlik alfabe dişinde çınlar

yüzünde neşeler dışında çanlar

çiçek çiçek heryer yeşilde çamlar

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

gözlerinde ne gözyaşı ne ağıt

dilersen gönlünü elinde soğut

rüzgarın önünde bir salkım söğüt

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

vaşington londra moskofu bilir

yanından geçerken dünya gerilir

her ne patlar ise onda dirilir

işte ollar ıssız kalmış evleri

 

milleti varsa da yalnız başına

anlatsan tarihe duymaz boşuna

gerginlikten gergef örer başına

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

çok dil bilir bilge kimse olamaz

her notadan çalar kimse dolamaz

entelliği gerçekse de içi dolamaz

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

yazıları vardır sorun çıkarır

oysa sorun çözmek izi bırakır

erdem altın olsa size bırakır

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

politik çarka su döker bilerek

ebeveyni terk eder matah bilerek

yalnızlığı gömlek gibi giyerek

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

kanguru kesesi örümcek ağı

örnek olmaz ona everest dağı

çözmedikten sonra gözünden bağı

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

fani imiş iktidarın meyvesi

gelip geçer imiş gülme hevesi

uyanırmış kesilince memesi

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

işini erteler bahane bulur

borcunu öteler şahane bulur

sorunlar içinde sıtkı kaybolur

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

nice dikmeleri fidan olmadan

ince kadehleri bade dolmadan

durdukları yerde baki kalmadan

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

sahilde gezinen üçbeş bahtiyar

camiye sığınmış birkaç ihtiyar

kulağın duymazsa seni kim duyar

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

evlerine güven için duvarlar

yalnızlığa şirin şenlik duyarlar

dünyayı yeseler ancak doyarlar

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

nerde nemrut firavun dikdatör hitler

mahçup mahzun arkasında şahitler

gizli saklı ölüm kusan ahitler

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

tekstile sarılı kara softalar

birbirine paralel geçen haftalar

kendinden gayrıya kötü yaftalar

işte onlar ıssız kalmış evleri

 

************

 

GÜNEŞ

                       Mustafa ÖZER

                         

                                  (  Ş.Erdem’e)

süremem yüzümü aşikar sıcak

bakamam gözüne pırlanta bıçak

uzay desen olmuş yıldızlar ocak

ruhumun neşesi tohumun sırrı

 

kiminin hurşid’i kimine şemsî

kiminde soley’dir sun’unca resmi

en güzel zamanı solunca kısmi

ruhumun neşesi tohumun sırrı

 

sabah mahmur iken dayanır cama

akşam utanarak gider idama

mevsimleri taşır durur daima

ruhumun neşesi tohumun sırrı

 

************

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 26/07/10 26/07/10