Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDAN SEÇMELER

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

 

CEPHELER

YENİ MÜCTEHİD TASLAKLARI

 

                                                                          Necip Fazıl KISAKÜREK

· Biz bu dâva peşinde, som iman ve bu som imanın bütün kâinatı kuşatması için gerekli som fikriyat cephesinden, «Allah» demenin bile yasaklandığı bir hengâmede, som küfre karşı hareket eder ve yaptığımız işi şakaya benzetemeyip kakaya alanların türlü cevr ve cefası altında inlerken, birdenbire gördük ki, o güne dek tahtakurusu sürfeleri gibi karyola tahtalarında saklanan ve ortaya çıkamayan birtakım sözde müslümanlık gayretkeşleri kasa açılmaya yüz tutunca yuvalarında fırlamış, ardımızı tutmuş ve dâvamızı helâk edebilecek bir iklim yoğurmaya başlamıştır.

· Bunlar, son yılların yeni müctehid taslaklarıdır ve bazı İslâmî öğretim müesseselerinden bazı dergilere, kitapçılara ve kitabevlerine kadar sirayet yolundadır. İşleri de İslâm’ı küfre karşı savunma değil, farkında olarak veya olmayarak kendi içinde bozma, lekeleme ve çürütme... Küfür cephesinin şaka diye alacağı ve gülümseyerek yol vereceği bir iş, bu...

· Bizse bu işin şakasını değil, onlarca kakasını temsil ediyoruz, ve bu halimizden bellidir ki, temsil hakkı, «Sünnet ve Cemaat Ehli» anlayışından zerre feda etmemecesine ve hiçbir pazarlığa yanaşmamacasına bizde...

· Bu taslaklardan bir kısmı, İslâmiyet’i (sosyalizm) ve (liberalizm) gibi şu veya bu (izm) ile evlendirmek ve asıl bağlı olduğu kutup işte bu (izm) lerden biri olduğu için ona câriye diye peşkeş çekmek isterken, bir kısım da «İbn-i Teymiyye» ve Vehhabîlik talebeliği şeklinde, tasavvufu ve ruhaniyeti topyekûn inkâr etmekte, hiçbir velî ve mezhep tanımamaya kadar gitmekte, kuru ve kof akıllarına rağmen nasıl doğrulayabildikleri meçhul olan mukaddes şeriati öz ruhundan mahrum bırakmaya savaşmakta. Bunlar arasında müftüler, din öğretmenleri ve öğrencileri de var...

· Bunca karanlık bir duygu ve düşünce yoksunluğunu ihtar eden bir devreye, tam da İslâm ruhunun incilâya başladığını ilân edici bir şafak vaktinde zuhura gelmesi bakımından, tarih misal gösteremez.

· Gerçek iman ordusunun cephaneliğini rutubete boğan ve kurşunlarını ıslatıp körleten bu nasipsizlerin türemesi için mi, biz, ellerimiz ve ciğerimiz kan içinde, çilekeş âşık Ferhad’ın kazmasıyle bu yolu açtık?. O zaman neredeydiler ve şimdi küfre karşı vaziyetleri ve cesaretleri ne merkezdedir; cevap verebilirler mi? İslâm’ın bazı iç meselelerini küfrün nazarından saklayıp ona topyekûn hücum işinde birleşmek ve dâvayı bundan ibaret bilmek gerekirken hücum saflarının yollarına ayak kaydırıcı nesneler atmaktan utanmazlar mı?...

· Yine aynı kanun etrafında halkalanmak ve yekpâreleşmek yerine, «şucu» nun «bucu», «bucu» nun «ocu», «ocu» nun «şucu» ile dalaşmasındaki sefalet nasıl izah edilebilir.

· Köprülü Mehmed Paşa’nın düşman karşısına çıkarmadan binlerce yeniçeri kafasını düşürerek tasfiye ettiği ve bu yüzden savaşı kazandığı ordu misaline eş, bu gibileri, köklerine kibrit suyu dökerek ve ruhî döllerini kurutarak vücut defterlerinden kazımak, gerçek ve derin mü’minlerle beraber boynumuza borç olsun...

· İcra kuvvetimiz, meslekî din öğretimi çerçevesinde gençlik değil, onların müspet örnekleriyle birlikte, geniş, büyük ve hasbî mânâsıyla ve yüzbinlere varan kadrosuyla mukaddesatçı yüksek tahsil gençliğidir ve dâvamız yalnız onlara emanettir.

                                                                                 İdeolocya Örgüsü’nden

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 68

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 11/07/06 13/01/09