Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Mehmet Talü
SADECE ALLAH”A İNANDIM DEMEKLE MÜSLÜMAN OLUNMAZ

 

08.05.2006

 

Hz. Muhammed yalancıdır, getirdiği Kur’ân-ı Kerim düzmedir, İslâm sahte bir dindir diyenleri bir Müslüman bağrına basabilir mi, onlara rahmet ve merhamet bakışıyla bakabilir mi?
Böyle bir şey asla kabul edilemez. Bir mü’min, bir Müslüman böyle bir şeyi asla kabul edemez. Çünkü Kelime-i Şahâdet iki cümleden meydana gelen bir bütündür. Yahudi ve Hıristiyanları memnun ve hoşnud etmek için onun ikinci cümlesini ikrar etmemek, Kelime-i Şahâdet’in tamamını inkâr mânâsına gelir. Bizim bildiğimiz, İslâm’ın temeli Kelime-i Şahadet’tir. Bazıları bunun yerine Diyalog ve Hoşgörü’yü mü getirmek istiyor?
Kişi sadece ALLAH’a inanmakla Müslüman olamaz. Mutlaka, kesin bir şekilde Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimize de iman etmesi gerekir. Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizin risâletini, dâvetini, dinini, nizamını kabul etmeden mü’min ve müslim olunamaz. “Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin risâletini ve dinini kabul etmeyenler de ehl-i necattır ve ehl-i cennettir” diyenler İslâm’dan çıkmış olur.
Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin risaletini, davetini, dinini inkâr etmek, en büyük küfürdür. Bu şekilde olan Dinlerarası Diyalog ve Hoşgörü ideolojisi ve cereyanı son derece yanlış, sapık, tehlikeli bir mecraya sokulmuş bulunmaktadır. Bu şekilde düşünen diyalogçulara hatırlatıyoruz:
Ehl-i küfrü Cennete sokayım derken, siz kendinizi cennetten uzaklaştırmış oluyorsunuz.
Bazı müzakerelerin yapılması için taraflar arasında mutabakat olması gerekir. Diyalog yapılması için, biz nasıl Hz. Musa (A.S.)a ve Hz. İsa (A.S.)a iman ediyorsak, onların da Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimize iman etmeleri gerekir. Etmiyorlarsa diyalog miyalog olmaz.
Diyecekler ki, “Biz Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimizin peygamber olduğunu kabul etseydik zaten Müslüman olurduk...”
Hiçbir Müslümanın, sıfatı ne olursa olsun, Hz.Muhammed (S.A.V.) Efendimizi inkâr ve tekzib edenleri Diyalog ve Hoşgörü çerçevesinde bağrına basmaya hakkı ve selahiyeti yoktur. Diyalog ve Hoşgörü perdesi ardında İslâm dininin değişmez, temel ana inanç ve hükümlerinden tâviz vermeye hiçbir kimsenin hakkı ve selâhiyeti yoktur.
3- Yahudiliğe ve Hıristiyanlığa “İbrahimî dinler” demek İslâm inancına aykırıdır. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm’de: “ İbrahim ne bir Yahudi ne de bir Hıristiyandır. Fakat o, ALLAH’ı ‘bir’ tanıyan dosdoğru bir Müslümandı. Müşriklerden de değildi O.” buyrulmaktadır. Diyalogçular ise Yahudilik de, Hıristiyanlık da İbrahimîdir diyorlar.
“Üç ibrahimî din...” edebiyatı yapanlar dikkatli olsunlar, Kur’ân-ı Kerîm’e aykırı bir inanç dolayısıyla küfre düşebilirler. Kâfir olurlar demedim, küfre düşebilirler dedim...
Bazı diyalogçular işi o kadar ileriye götürmüşler ki, Kur’ân-ı Kerim’i, muharref Tevrat ve İncil’den yapılan alıntılarla açıklayan bir meal bile bastırmışlar. Halbuki Tevrat ve İncil’den yapılan alıntıların bir değerlendirme yapılmaksızın meal peşine sıralanması, yanlış anlama ve yorumlara yol açabilecek bir usuldür. Mesela Kur’an-ı Kerim’in içine dipnot olarak Tevrat ve İncil’den örnekler eklemek; tahrif olmuş bu dinlere ve kitaplarına meşruiyet kazandırmak amaçlı olduğu zannedilebilir. İncil’in muharrefliği hakkında Prof.Dr. merhum Şaban Kuzgun’un, “Dört İncil Farklılıkları, Çelişkileri” isimli eseri, bu hususta yazılmış mükemmel bir eserdir.18.5.2006-Milli Gazete

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 130

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 08/11/06 13/01/09