Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

                       DEVLETHANE

                                                       Mustafa ÖZER

 

 

devlet bizim evimiz

yaşasın devletimiz

sakin adım ilerler

ilerler devleşiriz

 

 

devlet bizim hızımız

hızı alın yazımız

tarih temsil veriyor

odur bizim hazzımız

 

 

 

 

 

 

 

      ARZ TALEP YASASI

 

                                             Mustafa ÖZER

 

 

ey genç

taleplerin al al eyler yüzünü

elin gitmez almaya

bir gün muhtaç olursan elmaya

yüzündeki diş izlerini arz edersin

mevlaya

 

ihtiyacın temini  gücünden ise

yasalar dizilir önüne

ayıptı günahtı yasaktı ceza

dinine söven bari  laik olmasa

 

taleplerin tepkiye döner

gelen keser giden biçer

durur döver

kaçar söver

 

bunca tedbirin

hangi aczi koruduğunu

ağaçların nasıl kuruduğunu

ipek böceğinin neden durduğunu

ve göklerin iç içe duruluğunu

ve bir tebessümle nelerin olduğunu

ve olanların savrulduğunu

insanlığın kuruluğunu

savunmanın savunulduğunu

 

 

görmüyorsun da

öngörüyorsun gencim

oysa yaşlanınca sineyi  sarar keder

der fatihayı sonuna kadar

gelen giden olmak için meğer

bir fatiha bekler

 

olmasa da  bahtiyar  herkes bir gün ihtiyar olur

ey genç  hayal çobanı olmak istemiyorsan

kavalından kov ağıtları

kederi kov heder etme yüreğini

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇOK SÖZ IŞIĞA ZARAR

 

                                        Mustafa ÖZER

 

 

yüreğim öylesine hafif

öylesine hafif ki yüreğim

sen deki “yüreğin yokmuş”

ben anlatayım “dünya kadar olduğunu”

ne bileyim  arifliğin sırrını sınırını

anla ki her şey boşmuş

ya da varmış bir yokmuş

çok söylemesi çok günahmış

işte her şeyi söyledim

 

yüreğim öylesine hafif

sinemde yok gibi

görmek istemiyorum çapakları

gözüm her şeye tok gibi

öylesine yüreğim işte

yüreğim ha var ha yok kuş gibi

her şeyi konuşmuş gibi

sözüm ona  gözüm düşmüş gibi

 

 

 

 

 

POT-BORİ

 

 

                         Mustafa ÖZER

 

azar azar ömrü nale mezar eyledik

savaş narasında günü pazar eyledik

bombaların altında nazı nazar eyledik

azar azar ömrü lale hezar eyledik

 

gel ey kaşı kara bahtı güzel yar

gel ey başı bağlı tahtı güzel yar

dinle beni aşkın seni yaktı güzel yar

gel ey gözü kara vakti güzel yar

 

gözümde gözün var sineme bastır  

gel yaslan yarim gel sana hastır

nazar eyle mezarım olsun gözün

damlayan elmasları arzuma astır

 

 

 

                                                     

                                                             

 

                                                             

 

KERBELANIN İNTİKAMI

 

                                             Mustafa ÖZER

 

nasıl kıydın a zalim

Hüseyin’e gül gibi

yinelemek aşkımı

aşık-ı bülbül gibi

                            elbet ömür bitecek

                            keşke herkes benzese

                            çizmeyecek ona denk

                            hiçbir pergel hendese

şehitlerin şahı o

gökyüzünün mahı o

Mustafa’nın ahı o

kim vardı o belada

                              çirkef çamur bulaşmaz

                              kılıç kalkan ulaşmaz

                              hikmetini kul aşmaz

                              cehlimiz kerbelada

 

 

 

 

 

      KULLUK BORCU

 

 

                                    Mustafa ÖZER

 

kul oldu kulağım küpe süsünde

“GELME” desen tek bir kere

bin yıl bir yıldız gibi göğsünde

beklerim alemin her”GEL”sesinde

 

 

NİÇİNSİZ BİÇİM

 

                                  Mustafa ÖZER

 

 

sözde öz yok dil de avaz niçin olsun  

nazda haz yoksa haz da az niçin olsun

gönül havzunda yüzerken alev alev

itiraz yoksa yar biraz niçin olsun

 

 

*** 

 

 

 

ELİF BENDİ

 

                          Mustafa ÖZER

 

 

ben isterse mümkünat teklif gelir

talibanı hakkın yönü elbet elif gelir

sen dinleme halkiyatın hakkını

zira ol haktır ki arkası telif gelir

 

emr-i hakk ademe lif lif gelir

her demde aleme bin elif gelir

her elifin içinde yüzbin teklif gelir

lif lif gelir elif gelir teklif-i hafif gelir

 

 

  

 

 

                    

ŞAİR

 

                         Mustafa ÖZER     

 

kimine denk düşer

yorgunluğu şiir sanır

kimisi hepten aldanır

deneyine mihenk düşer

 

kimisi tecrübe kurbanı

kimisi cehalete yenik

kiminin dünyası çok delik

kimi kargaşanın çobanı

 

kimisi bilgiden buruk

kimisi kitaplarla hurdahaş

kimisinin düzeni bozuk

kimine zevk olmuyor haşhaş

 

 

 

 

 

    TERÖRE DİRENİŞİN ALEGORİSİ

 

 

                                                              Mustafa ÖZER

 

ey kasım rüzgarı

ruh bergüzarımı tıkama sakın

ve boğazımı bir taar gibi

yakın çekimde sıkma sakın

ses tellerim hıçkırık dolu

terörden çözülür bağları

nereden baksan göz göz olmuş

yüzünde gözükür ağıtları

yine de gurbetimi yıkma sakın

sabrım beni taşıyacak

bir yıldız falında olsa bile

benden bir göz alıp bir gül diye

bütün yüzlere gül aşılayacak

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 162

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 08/11/06 13/01/09