Giriş GÜNCEL YAZARLAR Resim-Karikatür Büyük Doğu Arşivi

BAŞYAZI

KİTAP ELEŞTİRİLERİ

KÖŞE YAZILARI

SİYASET

BASINDA GEZİNİRKEN

TARİH

SANAT

FIKIH

BİZE ULAŞIN

Erdoğan, BOP ve Lübnan  /      Hüsnü MAHALLİ

 

  

ABD, Büyük Ortadoğu Projesi yani BOP ile bölgemize demokrasi, özgürlük, barış ve kalkınmayı getireceğini söylemişti.

 

Irak’ta nelerin olduğunu hep birlikte izliyoruz. Yalnız son 6 ayda en az 15 bin kişi öldü ve Irak’ın tüm altyapısı yok edildi.

 

Irak’ta şu anda bir Sünni-Şii mezhep savaşı yaşanıyor ve etnik bir savaşın olasılıkları giderek artıyor.

 

İsrail’in Lübnan’a saldırısına sert çıkan Başbakan Erdoğan;

 

‘Böyle giderse BOP’tan çekiliriz ‘ dedi.

 

Sayın Başbakan’ın bunu neden söylediğini bilmiyorum, ama bu söylemi çok önemsiyorum.

 

Çünkü BOP’un amacı tüm bölgeyi kana bulamaktır.

 

Nasıl mı ?

 

İşte size ABD ve İsrail’in planı.

 

İsrail sürekli bombardman ile Lübnan’ın her tarafını yerle bir etmeyi, binlerce Lübnanlı’yı öldürmeyi ve geri kalanları yerlerinden etmeyi amaçlıyor.

 

Bu gerçekleşirse ABD; BM Güvenlik Konseyi’ni devreye sokarak Lübnan’a uluslararası güç göndermeyi planlıyor.

 

Son G-8 toplantısında bu planına destek alan Başkan Bush, Lübnan’a göndereceği Uluslararası Barış Gücü, ki bunlar Amerika, İngiltere, Kanada ve Fransa gibi ülkelerden olacak. Lübnan’ı ABD vesayeti altına almayı planlıyor.

 

Batılıların Lübnan’ı bu denli hızlı ve kapsamlı bir şekilde terk etmesinin nedeni budur.

 

Benzer durum Batı Şeria ve Gazze için düşünülüyor.

 

Çünkü Lübnan’la meşgul olan dünya, İsrail’in buralarda süren olağanüstü yıkım ve katliamlarını görmüyor.

 

Yalnız son iki günde 22 Filistinli öldürüldü ve Filistin yönetiminin tüm binaları yerle bir edildi.

 

Böylece Filistin’de Hamas ortadan kaldırılacak ve Hizbullah militanları İsrail sınırından uzaklaştırılacak sonra da sıra önce Suriye’ye peşinden İran ve Türkiye’ye gelecek.

 

Böylece tüm bölge Amerikan kontrolüne girmiş olacak.

 

Anlaşılan Sayın Başbakan bizim bilmediğimiz çok şeyi biliyor ve bu nedenle BOP’tan çekiliriz diyor.

 

Umarım geç kalınmaz ve Türkiye gerekli tüm önlemleri alır!

 

 

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

 

 

Lübnan, PKK ve Türkiye

 

ABD, 1 Mart tezkeresine çok kızmıştı.

 

ABD bunun intikamını kendince 4 Temmuz 2003’te 11 askerin kafasına çuval geçirerek aldı.

 

İsrail de Başbakan Erdoğan’a çok kızmıştı.

 

Çünkü Erdoğan, Hamas lideri Ahmet Yasin ölüdürüldüğünde İsrail’i hükümet ve devlet olarak terörle suçlamıştı.

 

Hamas lideri Halit Meşal’in Ankara’da misafir edilmesi ise hem ABD’yi hem de İsrail ve Washington’daki Yahudi lobilerini çok kızdırmıştı.

 

Benzer kızgınlıklar şimdi de Lübnan’daki İsrail saldırısına yönelik Türkiye’nin sert tavrından dolayı artıyor.

 

İşte tam bu sırada PKK saldırıya geçiyor.

 

Sonra da birileri çıkıp ‘İsrail’in Hamas ve Hizbullah’a yaptıklarını biz de PKK’ya yapmalıyız’ diyor ve Türk Ordusu’nun Kuzey Irak’a girmesinden söz ediyor.

 

Herkes bilmeli ki; Türkiye, İsrail gibi işgalci, saldırgan ve terörist bir ülke değildir ve asla olamaz.

 

Türkiye, uluslararası hukuka ve insani değerlere saygısı olan ciddi ve onurlu bir ülkedir.

 

PKK ise ne Hizbullah’a ne de Hamas ‘a benzemez.

 

Hamas, demokratik seçimle Filistin halkının %65’inin desteğine sahip siyasi bir güç ve 39 yıldır İsrail işgaline karşı mücadele veriyor.

 

Hizbullah ise Lübnan’daki Şiilerin (nüfusun % 35’i) temsilcisi bir partidir ve parlamento ile hükümette üyeleri var.

 

1975-1990 döneminde kanlı bir iç savaş yaşayan Lübnan’da tüm siyasi partilerin ve grupların silahlı gücü ve militanları vardır.

 

İsrail’in Lübnan ve Filistin’deki katliamaları ile Türkiye’nin PKK’ya yönelik mücadelesi arasında bağlantı kuranlar belki de farkında olmadan çok büyük bir yanlışlık yapıyorlar.

 

İsrail bu bağlantıyı şubat ortalarında kurmaya çalışmıştı.

 

Hamas lideri Meşal’in Ankara’da bulunduğu sırada İsrail hükümet sözcüsü ‘Biz de PKK liderlerini Tel Aviv’de misafir ederiz’ gibilerinden tehditlerde bulunmuştu.

 

Elbette Türkiye, PKK’ya karşı mücadelesini her alanda ve her yerde sürdürecektir.

 

Ancak Türkiye bunu yaparken asla başkalarının oyununa gelmeyecektir.

 

PKK’nın son eylemlerinin zamanlaması, Irak Türkmen Cephesi liderine suikast girişimi ve Tuzhurmati’deki Türkmenlere yönelik saldırı birer tesaüf değildir.

 

Türkiye, Kuzey Irak bataklığına ve oradan da BOP’un pislik çukuruna çekilmek isteniyor.

 

Şimdilik bu kadarını söylüyorum.

 

      21.07.2006  -AKŞAM

 

 

 

 

 

 

 

 

Giriş | Yeni Sayfa 95

Bu sitenin son güncelleştirilme tarihi 08/11/06 13/01/09