Arkadaş ,hiçbir ümit yok ,biliyoruz! Cihanın son moda yelkenlisi, gaflet rüzgarına, küfür akıntısına, cehil haritasına, hamakat kaptanına ve riya tayfasına göre yapılmıştır. Allah’tan mahrum devirlerin manasını göstermek için bizzat Allah’ın resmettiği bu manzarayı silmek, neşeli neşeli dalgalar üzerinde seken bu gemiyi yolundan çevirmek kimin haddi?
Ne sulh olmasını bekle, ne yabancı reçetelerden şifa ümit et, ne de yeni şeçimlere
bağlan !Hepsi masal, hepsi palavra!.. Bu devran, artık eşya ve hadiselere yepyeni bir tahakküm nizamiyle hayat ispat edemeyen milletlere zindan olacaktır.
Sense bu ihtilal dünyasında, tarihin kimyevi mayilerle silindiği ,güneşlere karnaval maskeleri geçirildiği, hakikatlerin morgta gizli tutulduğu bir bucakta ve ümit peşindesin!..
Bu gidişe göre ümit görünmüyor arkadaş; bunu görüyoruz! Fakat biz müslümanız! Müslüman, asılda ve prensipte bedbin olmasına, cesaretini kaybetmesine bilfiil imkan bulunmayandır…
Madem ki –sen ve ben-biz varız, orada nasıl ve ne zaman büyüteceğini Allah’ın bildiği bir cihan vardır.
Arkadaş,seni dibine çektiğim namütenahi derin zulmet kuyusunun içinden şimdi başını kaldır da kuyunun ağzındaki ışık halkasına bak:
Bu zulmet kuyusu ya tersine çevrilip bizim hakikat abidemizi heykelleştirecek ,yahut ağzına kadar taşla doldurulup büsbütün ortadan kalkacaktır!
O adam ki, Allah’a maliktir, neden mahrumdur; ve o adam ki, Allah’dan mahrumdur, neye maliktir, arkadaş?
Bu yazı11.3.1949 tarihinde101 Çerçeve başlığı altında merhum Üstadım Necip Fazıl Kısakürek tarafından yazıldı sadece bir kelimesi değiştirildi.